Halk arasında prenses doğum olarak da bilinen epidural doğum rahat bir doğum süreci gerçekleştirmek için güzel bir fırsattır. Epidural anestezi ilk kez 1885 yılında Corning tarafından denenmiştir. 1960’lı yıllarda yaygınlaşmaya başlamış, Türkiye’de de 1990 yılından itibaren uygulanmaya başlanmıştır, gitgide tüm dünyada yaygınlaşmaya devam etmektedir. Türkiye’de özel hastanelerde epidural analjezi ile doğum %35 iken üniversite hastanelerinde bu oran yüzde 11 civarındadır. Bu işlemin amacı vajinal doğum esnasında uterusun yani rahmin kasılmasına izin vererek annenin ıkınma yeteneğini kaybettirmeden lokal anestezi kullanarak yeterli analjezi sağlamaktır. Hasta ağrıyı hissetmemekte ama rahim kasılmaya devam etmektedir. Epidural analjezi de normal doğum eyleminde gebenin bel bölgesinde L2_3 veya L 3_4 seviyelerinde ince bir iğne ile girilip omurilik zarının dış bölgesine takılan kateterden lokal anestezik madde verilip belden aşağı bölgenin hissedilmemesi sağlanır. Bu lokal anestezi üçe ayrılır 1-Saf Epidural anestezi 2-Spinal anestezi 3-Epidural-spinal veya bir başka deyişle kombine anestezi Spinal ve kombine anestezi sadece sezeryanda uygulanırken epidural anestezi hem normal doğumda hemde sezeryan da uygulanabilmektedir. Sezeryanda yapılan epidural anestezinin etkisi 15 ile 30 dakikada başlarken spinal ve kombine anestezide etki hemen başlamaktadır. Ülkemizde yapılan bir çalışmada doğumda sürekli epidural analjezi uygulanan anne ve yenidoğan’da ciddi bir yan etkiye rastlanmamıştır. Doğum sancıları başlayınca rahim ağzı açıklığı yaklaşık 4 santim olduğunda epidural anestezi uygun olacaktır. Öncelikle gebeye damar yolu açılır ve uygun serum verilir, anne adayının tansiyonu ve nabzı ölçülür. Steril bir şekilde gebenin bel bölgesi örtülür ve özel bir iğne ile işlem yapılır.Özel bir iğneyle epidural aralığa girilip kateter yani ince bir tüp yerleştirilir, buradan ilaçlar verilir. Bu durumda rahim kasılmaya devam eder ancak anne adayı ağrıyı hissetmez.Uygun dozlarda yapılan epidural analjezi de motor lifler uyuşmaz böylece anne adayının hareket kabiliyeti devam eder. Ağrı başlayınca uygun dozlarda ilaç tekrarlanır. Epidural anestezi normal doğumda konforu sağlar anne ağrı hissetmez. Sezeryanda ise genel anesteziye göre lokal anestezinin riskleri daha azdır anne bebeğini doğduğu anda görecektir ve doğum sonrası bebeğini emzirmeye daha erken başlayacaktır Gebelikte aşırı kilo alan gebelerde epidural anestezi başarısız olabilir. Epidural anesteziden sonra tansiyon düşebilir ve bulantı hissi olabilir Bu da alınan önlemlerle engellenir. İster epidural ister spinal ister kombine yapılsın işlemden sonra anne adayında baş ağrısı olabilir ama günümüzde ince çaplı iğneler kullanıldığı için baş ağrısı ihtimali çok azalmıştır. İşlem sonrası baş ağrısı olsa bile kısa sürede düzelir birkaç günde kendiliğinden iyileşir. Tecrübeli ellerde yapılan epidural anestezide çok az yan etki görülmektedir, kullanılan ilaçların kana geçme oranı çok düşüktür, kana geçse bile plasentadan bebeğe geçene kadar çok çabuk parçalanırlar Bu yüzden bebeğe olumsuz etkisi olmaz. Doğum başladıktan eylem düzenli hale geldikten sonra uygun zamanda epidural anestezi uygulanmalıdır. Gerçek doğum eylemi başlamazsa, epidural kateter erken takılırsa doğum eylemini yavaşlatabilir, uygun zamanda takıldığında doğum eylemini etkilemez Sadece ikinci evrede ıkınma hissini azaltacağı için ıkınmayı zorlaştırabilir. Bu nedenle ikinci evrede doz ayarlaması doktor tarafından uygun bir şekilde yapılır. Aşırı kanaması olan, tansiyonu düşük ilaçlara alerjisi olan anne adaylarına uygulamak doğru değildir. Epidural aneztezi tecrübeli anestezi uzmanları tarafından uygun vakalara uygulandığında doğum çok konforlu hale gelmektedir.

Share this post









